kendi doğal yapısına aykırı olduğunu gördü.Çünkü doğal yapısının ve düşüncelerinin hiç bir sistem tarafından
kontrol altına alınmasını istemeyen birisiydi.Anımsayamadığı kadar uzun bir zaman standartlara uymaya çalışan
Karga,limiti belli olan hayatının büyük bir bölümünün düşünce hızıyla geçtiğini farketti.Standartlardan ve sistemden kaçıp zamanı yakalamaya karar verdi.
Karga zamanın peşinden uçarken umut doluydu,şimdiye kadar boş olan hayatına bir anlam katacaktı.
Her kanat çırpışında yeni tarlaları farklı kargaları tanıyacağını düşündü.Güneye doğru uçan karga,sarışın
beyaz tenli kargaların gözünü andıran,milyonlarca ışığın yandığı bir kentin üzerine geldiğinde durdu,zamanın
yakınlığını hissetti,kalbi heyecanla hızla atmaya başladı.Suni ışıkların yerini güneş işiği alıncaya kadar havada
süzüldü,öncelikle konaklamak için bir tarla bulması gerekiyordu,fakat hayalindeki tarlalar görünürde yoktu.
Umutla beton binaların arasında tarla aradı,her binaya baktığında arkasında tarla olacağını zannediyordu.
Her binanın arkasında bir hayal kırıklığı yaşıyordu,umutları kırılmaya kanatları yorulmaya başladı.Karga
zamanın yakalanamayacak kadar kaygan olduğunu anladığında,kendini köhne bir binanın bodruma açılan
kapısının üzerinde buldu ve bir daha asla uçamadı!!.