BOŞLUK

30 Nisan 2010 Cuma

S.S.K.D. (Leş çevre örgütü)

Bundan yıllar önce köyümüzden kasabaya yürüyerek giderdik.Köyümüzün kasabaya uzaklığı beş km.dir,
kasaba bir vadinin ortasında ve iki dağın arasında gürül,gürül akan bir derenin kenarında kurulmuştur.
Köyümüz ise virajlı yollardan dağlara doğru çıkılan yüksek bir yamaçta kurulmuştur.Köy ile kasabanın tam
orta yerinde soğuk suyun yaz boyu aktığı bir çeşme vardır.Bir gün dursun dayıyı çeşmenin başında dalgın ve
düşünceli bir şekilde buldum,yanına yaklaşıp ne düşündüğünü sordum,dursun dayı derin bir iç çektikten sonra
bana bakıp ,evlat yaşlandım yürüyemiyorum yorulup oturduğum bu çeşmenin başında ,bir eşşeğim olsaydıda
kasabaya onunla gitseydim diye cevap verdi.Aradan yıllar geçti dursun dayının oğlu idris istanbulda inşaatlarda çalıştı ve ailesini de yanına aldırdı,idrisin kızı fadime liseyi okuduktan sonra üniversiteye giremedi,
bir şirkette hatırı sayılır bir parayla işe başladı.Fadime nin ilk işi ehliyet ve ardındanda taksitle araba almak oldu.Artık işe arabayla gider olmuştu,eşek hayali kuran dursun dayının torunu teknolojinin en yüksek icadına
sahıp olmuştu.Her sabah tek başına bindiği arabasında saatlerce trafikte kalmasına rağmen yüzünde eblek bir
gülümseme hiç eksik olmadı tıpkı çevresinde ayni şekilde yolculuk eden binlerce kişi gibi .Kısa hayatlarını
saatlerce trfikte ekzost gazı soluyarak geçiren bu insanların yüzündeki bu eblek gülümseme neydi.çoğunun
yüz ifadesi birbirinin aynıydı.Yoksa bu onların yüzü değilmiydi,yoksa fadime fadime değilmiydi,yoksa yüzlerine insan maskesi takmış uzaylılarmıydı?Birkaç yıl önce kadıköyde gece geç saatlerde fenerbahçe yönüne doğru
düşen bir gök cismi görmüştüm atmasforden girdiği belliydi cismin kenarları sürtüşmeden dolayı ateş içindeydi.Meteor zannettiğim bu cismin nereye düştüğünü yarın gazetelerden öğrenirim diye evin yolunu tuttum.Ama ertesi gün gazeteler ne de televizyon haberleri böyle bir olaydan bahsetmedi.Şimdi düşünüyorumda ya uzay gemisiyse ya bu gemi dünyada bulunan muhtelif istasyonlara sürekli yolcu getiriyorsa,ya geldikleri gezegende oksijen yerine karbondioksit gazıyla solunum yapıyorlarsa,ya oksijen onları öldürüyorsa.Eğer öyleyse geldikleri gün onlara birer araba veriliyor ve arabanın motorundan bizim
göremediğimiz bir boruyla egzost gazı soluyorlar,işte yüzlerinde gördüğümüz bu eblek gülümsemede o beslenmenin keyfi.sürekli trafikte bulunmalarının da amacı o.Birde dünyada doğan uzaylılar var onlarda kendi
aralarında bir şifre kullanıyor.arabanın arka koltuğunda bulunan bir bebek oturacağı ve içinde de bir bebek,
arabanın arkasında da bir yazı"arabada bebek var"normalde bu yazı anlamsız,yani arabada bebek varsa çarpmayalım,bebek yoksa rahat,rahat çarpabiliriz anlamı içeriyor.Yazıya bakıp şöyle diyenlerde var tabi,benim bildiğim bebek beşikte olur aarabada olurmu.Eğer uzaylıysa ve dünyada doğmuşsa olur.bebeklerinde egzost gazıyla beslenmeye ihtiyacı var.Onun için etrafınıza baktığınızda gördüğünüz her şey
aslında göründüğü gibi değildir,bir uzaylı işgali mevcuttur dikkatlı olmanızı  S.S.K.D adına tavsiye ederiz

  Sivri sinekler egzost gazlarını da emecekler. (en azından egzost gazı çikaranları bitirecekler).
Yorum Gönder