BOŞLUK

25 Aralık 2011 Pazar

GECENİN BEYAZ YÜZÜ




Zaman gece yarısını çoktan geçmişti,adam sokak lambalarından uzak durmaya çalışarak yürüyordu.Kendini yüzeyde göstermek istemeyen bir fare gibi saklanarak yürüyordu.Gittiği istikamet belli değildi, karalık onun yönüydü.Sendeleyerek
attığı adımlar düşecekmiş izlemini versede,her nasılsa ayakta durmayı başarıyordu.Birkaç saattır yağan kar saçlarının ve üzerindeki paltonun omuzlarında bir apolet gibi duruyordu,yere yığılıp oturmamasının nedeni mühtemelen bır çamur deryası oluşturmuş kar yığınlarıydı.Sokağın köşesine geldiğinde,caddenin ışıkları,adamda sarhoşluktan daha ağır bir betliğin izlerini
ortaya çıkardı.Caddenin parlak ışıkları,adamı rahatsız etmiş olacakki,adımlarını hızlandırıp caddeyi bir solukta karşıya geçti.Karşı sokağın içinde gündüzleri açık olan bir çay ocağının,biraz korunaklı bankının üzerine oturdu.Cebinden bir sıgara çıkarıp yaktı,dumanı derin bir solukla içeri çektikten sonra bir müddet bırakmadı,ardından duman adamın bir reaksiyonu yokmuş gibi kendiliğinden dışarı çıkıp yağan karlara karıştı.Caddenin köşesinde yağan karla birlikte romantik bir atmosferde öpüşen iki gence bir müddet gözleri takılan adam,cebinden çıkardığı kanyak şişesini ağzına getirip uzun soluksuz bir yudum aldı.İçtiği bu kadar likit adamı rahatlatmışa benzemiyordu,gözlerini kendi içinde var olan kaosun aksine,sakin bir rutınle yağan kara doğru çevirdi.Adam karın huzurlu yağışını içine derin,derin soludu,lakin bir müddet sonra huzurun solunamayacak bir şey olduğunu fark etti.Soğuk bir müddet sonra uyuşmaya dönüştü,vucüdünü bankın üzerine çekip uzandı.Şimdi sevgilisi tamda karşısındaydı kolunda bir yabancı arkasını dönmüş uzaklaşıyordu. Kan vucüdunda donmaya başlayıp karanlık bir kuyuya düşme hissini uyandırdığında,elini uzatıp uzun siyah saçlarından tutunmak istedi,sımsıkı bir yumruk banktan aşağıya bir külçe gibi düştü.......
Yorum Gönder