BOŞLUK

29 Aralık 2011 Perşembe

DÜŞLERİMİN KATİLİ





 Bu sabah güneş öfkeyle daldı geceme.!
 Düşlerimi öldürmek ister gibiydi.!
 Sarhoştum....Görmüyordum,birazda yaralı.
 Yıldızlarda geziyordum gözlerim kapalı.!
 Bilseydim öldürmek için geleceğini,
 Gözlerim açık bekliyor olurdum seni..!!1


25 Aralık 2011 Pazar

GECENİN BEYAZ YÜZÜ




Zaman gece yarısını çoktan geçmişti,adam sokak lambalarından uzak durmaya çalışarak yürüyordu.Kendini yüzeyde göstermek istemeyen bir fare gibi saklanarak yürüyordu.Gittiği istikamet belli değildi, karalık onun yönüydü.Sendeleyerek
attığı adımlar düşecekmiş izlemini versede,her nasılsa ayakta durmayı başarıyordu.Birkaç saattır yağan kar saçlarının ve üzerindeki paltonun omuzlarında bir apolet gibi duruyordu,yere yığılıp oturmamasının nedeni mühtemelen bır çamur deryası oluşturmuş kar yığınlarıydı.Sokağın köşesine geldiğinde,caddenin ışıkları,adamda sarhoşluktan daha ağır bir betliğin izlerini
ortaya çıkardı.Caddenin parlak ışıkları,adamı rahatsız etmiş olacakki,adımlarını hızlandırıp caddeyi bir solukta karşıya geçti.Karşı sokağın içinde gündüzleri açık olan bir çay ocağının,biraz korunaklı bankının üzerine oturdu.Cebinden bir sıgara çıkarıp yaktı,dumanı derin bir solukla içeri çektikten sonra bir müddet bırakmadı,ardından duman adamın bir reaksiyonu yokmuş gibi kendiliğinden dışarı çıkıp yağan karlara karıştı.Caddenin köşesinde yağan karla birlikte romantik bir atmosferde öpüşen iki gence bir müddet gözleri takılan adam,cebinden çıkardığı kanyak şişesini ağzına getirip uzun soluksuz bir yudum aldı.İçtiği bu kadar likit adamı rahatlatmışa benzemiyordu,gözlerini kendi içinde var olan kaosun aksine,sakin bir rutınle yağan kara doğru çevirdi.Adam karın huzurlu yağışını içine derin,derin soludu,lakin bir müddet sonra huzurun solunamayacak bir şey olduğunu fark etti.Soğuk bir müddet sonra uyuşmaya dönüştü,vucüdünü bankın üzerine çekip uzandı.Şimdi sevgilisi tamda karşısındaydı kolunda bir yabancı arkasını dönmüş uzaklaşıyordu. Kan vucüdunda donmaya başlayıp karanlık bir kuyuya düşme hissini uyandırdığında,elini uzatıp uzun siyah saçlarından tutunmak istedi,sımsıkı bir yumruk banktan aşağıya bir külçe gibi düştü.......

17 Aralık 2011 Cumartesi

NOVEMBER







.Sonbahar uzun sürdü..Dökülen yapraklarım bitmez bir hüzünle ayrılırken benden,nereden geldiğini anlamadığım taze bir yaprak dalımda beliriverdi.Oysa ben çoktan kış hazırlıklarına başlamıştım bile.Bir an hüznümün silindiğini zannettim,dökülen yapraklar benim değildi,benim baharım vardı tek yapraktan oluşan.!! Ona alışmak hiçte zor olmamıştı,hiçte garip gelmemişti,düşlerimin beklentisiydi.Bu yüzden sorgulamadım ne kadar gerçek olduğunu.! Ama bir korku vardı hep onu dalımda tutma adına,rüzgarlara bile direndim hiç kıpırdamadan, yaprağım uçmasın ,gövdemi sert sonbahar yağmurlarına siper ettim, baharım solmasın,gözlerimi bile hiç açmadım düşüm son bulmasın diye..!! Meğerse bir yolcuymuş dalımda konaklayan,gövdemi durak belleyen ve aslında gideceği yeri hiç bilmeyen.!!Şimdi ağır,ağır düşüşünü izliyorum ,bir kelebek gibi sonsuzluğa uçtuğunu zanneden ruhumun.!Bir yaprağın dalından ayrıldığında asla geriye dönmeyeceğini bilirim eski hikayelerimden.Baharı solmuş,gövdesi kurumaya yüz tutmuş bir ağacın,nasılda kendini çürütsün diye kar yağışını özlediğini de bilirim.Ama gel görki kar geceyi aydınlatır,karanlık beyaza bürünür,değişim coşkuya, yeni umutlara ve yeni bahar düşlerine...........

.

11 Aralık 2011 Pazar

PORTRE

Siyah ve uzun saçları anadolunun kıraç toprakları gibi engebelli ve sır doluydu.Saçını okşarken rastladığın kıvrımlar sarp kayalar gibi sert görünsede,
elini değdirdiğinde yumuşayan bir dokuydu.Kaşları,saçları ve yüzünün bir aksesuarı,kadınlığının bir patenti gibi muntazam çizilmiş bir ifadenin görüntüsüydü.Yüzü saçlarına inat beyazdı,kan gitmemiş yanakları,ona değen her nesneyi yutabilecek kadar çekiciydi.!Gözleri,gözlerinin aslında bir rengi yoktu,siyah saçlarının rengini alan bir su,bir nehir , insanın içine karanlığına akan,bazende gece gözlerine ay ışığı düşen bir yakamoz gibi. Dudakları,ruhumu emen dudakları,Tanrının dizayn ettiği bir nefes gibiydi.......http://www.youtube.com/watch?v=7rkgm1yGgbM