BOŞLUK

12 Mart 2010 Cuma

KARA GÜN 9.bölüm

 Pırıltı düşmüş olduğu yerden olanları dehşetle izliyordu.Korku diz bağlarının çözülmesine neden olmuştu, evin ağaç duvarına yaslanmış, ayağa bile kalkamamıştı.Muhafız komutanının kılç darbelerini savuşturmaya çalışırken gerileyen kara güne korku ve endişeyle bakıyordu.Muhafızlardan dördüncüsü sinsi bir şekilde kara günün arkasından yaklaşıp kılıcını havaya kaldırdığında,pırıltı bütün vadiye duyurmak ister gibi bir çığlık attı.beyninden gelen bu emir gırtlağında düğümlendi dışarıya fısıltı bile çıkmadı. Bunun yerine iri güzel gözleri dehşetle birazdaha açıldı.Muhafızın kılıcı kara gün e inerken havada asılı kaldı kılıç tutan kol bedenden ayrıldı sonra yere düştü,pırıltının korku dolu gözleri yerini şaşkınlığa çevirdi.Hiç bir şeye karışmayan beşinci muhafız dördüncü muhafızın kara güne inmeye çalışan kolunu bir kılıç darbesiyle kolundan ayırmış sonrada ikinci darbeyle acılarına son vermişti.Şaşkın hayrete düşen sadece pırıltı değildi muhafız komutanıda hayretler içinde donup kalmıştı,onun bu şaşkınlığından yararlanan kara günün kılıcı muhafız komutanının kanını içmişti.
 5.muhafız yoksul bir köylünün tek oğluydu yaşlı babası onu güvenceye alabilmek için tarikata teslim etmiş
yetiştirilip kralın muhafız birliğine göreve başlamıştı.Kralın oluşturduğu bu yeni birlik halka sürekli zülüm yaparken 5.muhafız ıstemesede olaylara sürekli seyirci kalıyordu.imparatorluğun doğusundaki büyük ordunun
lordu kralın yaptıklarını tasvip etmemiş,krala karşı bir harekete başlamiştı ordu kralın muhafız birliğini sürekli yenilgilere uğratıyor saray neredeyse kuşatma altına alınıyordu .Bu durum karşısında kral ülkenin güneyine yerleşmiş kara imparatorluğun ordusundan yardım istemişti zaten amacı imparatorluğu fiziksel olarakta ele geçirmek olan kara imparatorluk kralın isteğini yerine getirmiş ülkeye giriş yapmıştı iki imparatorluk ordusu
büyük bir savaşa girmişti.Halkın büyük çoğunluğu bu savaşta kendi ordusu yanında yer almamıştı çunku kralın
kara imparatorluktan bu vatan hainleri yüzünden yardım aldığını sanıyordu cahil halk gelecekleri işgal edilirken seyirci kalıyordu.Kara imparatorluğun büyülü ejderhaları imparatorluk ordusuna zayıatlar veriyor impara torluk ordusu dağlara doğru çekiliyordu,bu ejderhalar uçabiliyor ağızlarından lavlar çikararak her yeri yakıyorlardı.İmparatorluk ordusu bu lavlardan kurtulmak için dağlarda devasa tüneller kazarak korunmaya çalışıyordu.ordu yiyecek sıkıntısı çekiyor verdiği zayıatlarda eklenince psikolojik olarak yenilgiyi yavaş yavaş kabüllenmeye başlıyordu ama henüz teslim olmamıştı.Kralin yeni birliğide köylerden  yiyecek koyun inek peynir ne varsa topluyor kara imparatorluğun yiyecek sıkıntısı çekmesine engel oluyordu,yoksul köylü elinde ne varsa vermek zorunda kalıyordu kendine yetecek kadarını vermek istemeyen köylülere çeşitli zülümler yapılıyordu.5.muhafız ülkede dönenlererin farkında yapılan bu zülme istemeyerekte olsa seyirci kalıyordu ta ki kara güne inen kılıçlı kolu kesene kadar.5.muhafız tüm olup biteni anlattıktan sonra ölü muhafızlar gömüldü.pırıltı kaygılı gözlerle kara günü izliyordu onun vereceği kararı yüreğinin taa deninliklerinde hissediyordu,o geceyi birlikte geçirdiler sabaha kadar uyumadan çokta fazla konuşmadan ,babasıda eski bir şövalye olan pırıltı kara güne gitmemesini söyleyemezdi bu anlamsız olurdu ,çünkü bir şövalye halkını vatanını korumak için yetiştirilmiş bu uğurda yemin etmişti.Ertesi gün hazırlıklar tamamlandı pırıltı uzun zaman yiyecek bulamazlar düşüncesiyle geçen kıştan tuluma bastıkları peynirin tamamını biraz yağ yeni pişirdiği mısır ekmeği nide iki torbaya ayırıp her iki atın sağrısına yerleştirdi.kara gün baba annenin kendisini sevdiği ve gittiği için üzülen bakışları arasında elini öperek ,yaşarsa geri dönüp pırıltıyla evleneceğini hakkını helel etmesini söyleyerek veda etti.Pırıltının içine akan göz yaşları kara günün atı yel esene bindiğinde,bir çağlayan gibi dişa akmaya başladı,kara gün atını vadiden aşağıya sürerken buhulanan gözlerinde güneş işiğinin yansıttığı bir
PIRILTIYLA uzaklaştı.
Yorum Gönder