BOŞLUK

21 Şubat 2012 Salı

AV 5

  Genç avcı gururla, vurduğu çulluğa baktı,ardından yakalayıp canlı canlı kemerine astı,anlaşılan işkencedende hoşlanıyordu
yada onun acı çektiğini anlamayacak kadar düşüncesizdi.Avcı merakla etrafına baktı,,köpeği yakınlarda bağırıp duruyordu,tüfeğin sesine gelmesi gerekiyordu ama gelmemişti.Co onun en yakın arkadaşıydı hatta dostu,bir keresinde hayatını bile kurtarmıştı.Gurup halinde domuz avına gittiklerinde,önüne düşen domuz gurubuna aralıksız ateş ediyordu,bir ara heyecandan bulunduğu yerin tehlikesini fark edememişti,sırtı üç metrelik yamaca dayanmış elindeki tüfekte atışlarını yaptığı için boştu.Öfke ve panikten çıldırmış bir domuz üzerine doğru geliyordu kaçacak yeri ve,tüfeğini doldurmayada vakti yoktu.
Hayatında ilk o an gerçekten korkuyu hissetti.Domuz dişlerini hazırlamış genç adamı ikiye bölmek için gelirken,bulunduğu yamacın hemen üstünden co, herkesin gösteremeyeceği bir cesaret ve dostluk örneği sergileyerek bulunduğu yerden domuzun adeta üzerine uçtu,ardından usta bir jokey gibi üzerine kapaklanıp sivri dişlerinide domuzun boynuna geçirdi.Domuz önce köpeğin cesaretine şaşırdı ardındanda onu üzerinden atmaya çalıştı.Bu süre içinde genç avcı tüfeğini tekrar doldurup,köpeğide vurmamak için dikkatlice uygun anı bulup domuzu vurmuştu.köpek onun can dostuydu,ondan sonraki günlerde ava gitmediği
zamanlarda bile köpeği yanından hiç ayırmadı,taaki bu günkü çulluk avına kadar.Avcı dere boyu tekrar yürümeye başladı ne kadar çok vurursa o kadar ünlü olacaktı,çevresindeki yaşıtları hatta tecrübeli avcılarıda kıskandıracaktı.Çok fazla yürümeden
köpeği yine aklına düştü gelmesi gerekiyordu,durdu merak avdan ağır basmıştı,bir el daha ateş edip beklemeye başladı köpeği,yada en azından heyecanlı sesini.gelmedi sonra o köpeğinin nerde duysa geleceği ıslığı ard arda çaldı hayret köpek yine gelmedi.Avcıyı bir merak hatta meraktan öte bir telaş sardı,ani bir kararla geriye döndü ve köpeğin sesini ilk duyduğu yere doğru hızla yol almaya başladı,bir yandanda tüfeğin ilk gözünde olan 4 numara saçmayı çıkartıp yerine roket koyuyordu.şimdi tüfeğin iki gözünde birden domuz dolusu vardı eskaza bir çulluk çıksa ateş edemiyecekti,ama avcının çulluğu düşündüğü yoktu.köpek için duyduğu endişe içinde korkuya dönüşmüştü.Dere boyu yukarı doğru yürümek aşağıya yürümekten zordu,zaman zaman omuzuna kadar gelen karla boğuşmak zorunda kalıyordu.Artık pantolonunu çizmesine bağlayan ip yukarılara doğru sıyrılmış çizmelerinin içi karla dolmuştu.Çizmelerindeki kar ayaklarını sıkştırmaya başlayınca,uygun bir yere yaslanıp çizmelerini çıkarmaya çalıştı,uzun bir uğraşı sonunda başarıp çizmelerindeki karları boşalttı,ardındanda eskisi gibi tekrar iple pantolonunu çizmelerinin üzerine sıkıştırdı.Bütün bunları yaparken vucudunu sıcaklık basmış yanıbaşında akan temiz dere yerine,susuzluğunu yine kar yiyerek gidermişti.Aslında periyodik aralıklarla zaten ağzına kar atıyordu.Vucüdü üşümeyen avcının parmakları tüfeğin metal kısmını tutamayacak kadar üşümüştü,hatta eldivenli elide,eldiven ıslanmıştı,ıslak eldiven elini daha çok üşüttüğünden onuda çıkarmış pantolonunun arka cebine sıkıştırmıştı.Üşüyen ellerini ısıtmak ve içindeki duman aşkını gidermek için bir sıgara daha yaktı.Bir kaç nefes içine çekip ellerine üfledi.Endişesi sıgarayı bitirmesine engel oldu,sıgara ağzında tekrar yürümeye başladı.Şimdi köpeğin sesini duyduğu yere gelmişti,burası ava başladığı çeşmenin olduğu yerdi,biraz sonra köpeğin henüz kardan kapanmamış ayak izlerini gördü,ayak izlerini takip etmeye başladı,izler çeşmenin yukarısındaki tarlaya doğru gidiyordu.Aniden izler çoğaldı,domuzların toynaklarına karıştı, hatta  domuzların patates bulmak için alt üst ettiği tarlada boğuşma izleri ve ince ince kan lekeleri yağan karın altından fark ediliyordu.
                                                                                                                     DEVAM EDECEK
Yorum Gönder